YENİ Parti İzmir Kurucu İl Başkanı Çağatay Güç, Güç, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Cemil Tugay’ın çok yakın zamanda YENİ Parti’ye katılacağını düşündüğünü belirtti. YENİ Parti’nin “çözüm üreten iktidar partisi anlayışıyla hareket edeceğini” ifade eden Güç, belirterek, demokratik, adil ve özgür bir Türkiye hedeflediklerini söyledi.
Haber: Berfin BAYSAN – Kamera: Kerim UĞUR
(İZMİR) – YENİ Parti İzmir Kurucu İl Başkanı Çağatay Güç, Güç, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Cemil Tugay’ın çok yakın zamanda YENİ Parti’ye katılacağını düşündüğünü belirtti. YENİ Parti’nin “çözüm üreten iktidar partisi anlayışıyla hareket edeceğini” ifade eden Güç, belirterek, demokratik, adil ve özgür bir Türkiye hedeflediklerini söyledi.
YENİ Parti İzmir Kurucu İl Başkanı Çağatay Güç, Ankara’da gerçekleştirilen ilk il başkanları toplantısının ardından il başkanlığında ANKA Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Toplantının parti teşkilatları açısından umut verici olduğunu ifade eden Güç, Genel Başkan Özgür Özel’in kısa sürede parti örgütlenmesini toparladığını ve toplumda karşılık bulduğunu söyledi.
YENİ Parti’nin kuruluş sürecinin yalnızca parti yöneticilerinin değil, toplumun talebiyle şekillendiğini belirten Güç, “Bu partiyi Özgür Özel veya bizler, il başkanları, kurmadık; millet kurdu bu partiyi ve millet sürüklüyor. Bunun da kaptanlığını Genel Başkanımız Özgür Özel yapıyor” dedi. Ankara’daki toplantıda Özgür Özel’in Türkiye’nin nasıl yönetileceğine ilişkin temel bir çerçeve sunduğunu aktaran Güç, partinin kendisini iktidara hazırlanan bir siyasi yapı olarak konumlandırdığını söyledi.
“ÇÖZÜMÜ HAZIRLAYAN PARTİ OLACAĞIZ”
“Ankara’daki ilk il başkanları toplantısı gerçekten umut doluydu” diyen Güç, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in “Sorunu en iyi anlatan en iyi muhalefet olur. Ama çözümü hazırlayan iktidar olur” sözünü hatırlatarak, il başkanları toplantısının ana konularını şöyle aktardı:
“Çok kıymetli bir söz. Evet, biz çözümü hazırlayan parti olacağız artık. Biz çözüm sunan parti olacağız. Birincisi burada millet adına karar veren tek bir yapı olmaması gerekiyor. Milletin karar verdiği bir alan yaratılması gerekiyor. Bu tek adam rejiminin getirdiği çok ağır sonuçlar var. Bunları adaletten, insan haklarına kadar… Toplumdaki bütün her kesimin incindiği birçok konu var ama direkt etkilendiğimiz en büyük sorun da ekonomi. Bu ekonomi aslında tek adam rejiminin getirdiği demokratik bir ülkeden çıkılmasının sonuçlarını yaşıyoruz burada. Yani biz şu anda on yıldır ekonomik kriz yaşıyoruz Türkiye’de. Bizim adımlarımızı atarken bilinçli bir şekilde gerekli kademelerden, gerekli aşamalarından geçtikten sonra atılması gerekiyor.
İkinci konu adil ve özgür Türkiye. Ülke gerçekten demokratik anlamında çok ciddi sıkıntılar barındırıyor. Adaletli bir şekilde mahkemeler yürütülmüyor. Adaletli bir şekilde karar alınmıyor. Ülkede sosyal hayat anlamında orta direk dediğimiz bir kesim vardı. O kesim yok oldu. Bu tabii küresel bir şey yaklaşım. Dünyanın birçok ülkesinde orta gelirli insanların çok ciddi sıkıntılar yaşadığı bir döneme girdik.
Üçüncüsü üreten ve zenginleşen Türkiye. Genel Başkanımızın söylediği, Türkiye’nin problemi aslında bir kaynak problemi değil. Dolayısıyla ülkede bir gelir dağılımında adaletsizlik var. Dolayısıyla biz ekonomiyi doğru yönettiğimiz takdirde bu ülkenin çok daha güçlü, çok daha zengin ve gelir dağılımının doğru yapıldığı, insanların çok mutlu yaşadığı bir ülke hâline getirebiliriz. Bu yüzden üreten ve zenginleşen Türkiye’yi adaletli bir şekilde gelirleri dağıttığımız, yasal düzenlemelerle beraber düzenli hâle getireceğiz.
“SOSYAL YARDIMLARIN ARTMASIYLA DEĞİL, AZALMASIYLA ÖVÜNMELİYİZ”
Sosyal yardımlarla ilgili AKP iktidarı çok övünüyor. Sosyal yardımlarla ilgili övünmek aslında iyi bir şey değil. Sosyal yardımların ne kadar az olursa bir ülke o kadar iyidir ve zengindir demektir. Dolayısıyla biz sosyal yardımların ne kadar fazla yapıldığıyla övünen bir iktidar olmayacağız. Biz sosyal yardımların azaltılabildiği ve ülkenin insanının, vatandaşının zenginleştiği bir ülke haline getireceğiz.
Beşinci madde olarak da kimseyi geride bırakmayan Türkiye. Burada temel kavram aslında sosyal devlet. İşsiz kalan, işte hasta olan, yaşlanmış, çocuğunu tek başına büyüten anne veya baba fark etmez, vatandaşın devletin şefkatli gücünü yanında hissetmesi gerekiyor. Biz bu konuda çok eksik kalıyoruz. Ve sürece bakıldığı zaman belediyelere neredeyse bırakılmış bu süreç hâline getiriyoruz. Yani devlet kendisinin yapması gereken görevleri belediyelere bırakmış durumda. Yani yaşlılara da belediyeler bakıyor, sosyal yardımı da belediyeler yapıyor. Aç insanlar da belediyelerde uyuruyor. Aşevi de belediyeler yapıyor. Bu şekilde devlet politikası olmaz. Devlet o kadar güçlüdür ki hem ekonomik anlamda hem de işleyiş anlamında bunu doğru yönetirse kimsenin kimseye muhtaç olacak bir hâli, durumu kalmaz. Devlet bu konuyu kendi eline alması gerekiyor. Biz geldiğimiz zaman bunu tamamen devlet politikası hâline getireceğiz.
Makamları emanet olarak göreceğimiz bir sistem yaratmamız gerekiyor. Çünkü maalesef ülkede hem siyasi olarak hem de bürokratik anlamda biz makamlara oturup yapışıp kalıyoruz. Çünkü makamların o gücünü elde etmek ve o gücü kullanmak herkesin hoşuna gidiyor. Bunu yasal düzenlemeyle engellememiz lazım. Yani 30 yıllık, 40 yıllık siyasetçilerin bu ülkeye bir faydası yok.”
POLİTİKA KURULLARI OLUŞTURULACAK
YENİ Parti’nin İzmir örgütlenmesiyle ilgili de bilgi veren Güç, “30 ilçe başkanlığı yönetimiyle beraber istifa edip YENİ partiye katılıyor. Bu çok kıymetli bir şey. Bu kadar baskının olduğu, bu kadar siyasi anlamda baskının olduğu, belediye başkanlarımıza, ilçe başkanlarımıza, siyasetçilerimize, meclis üyelerimize, büyükşehir belediye başkanımıza bu kadar baskının olduğu bir dönemde tüm ilçe örgütlerinin aynı anda geçmesi çok kıymetlidir. Genel Başkanımıza bizim yapımıza bir güven var. Bizim örgütlenme yapımıza çok büyük bir güven var. İzmir’de bu güvenin karşılığını verdi” diye konuştu.
İzmir için politika kurullarının oluşturulacağını ifade eden Güç, şöyle devam etti:
“Politika kurullarında farklı vizyondaki insanların, nitelikli insanların siyasete girmesini istiyoruz. Bu çok kıymetli. Niye kıymetli? Biz mesela önümüzdeki dönem şu an 30 kişilik bir yönetim kurulumuz var. Önümüzdeki dönem 36 kişilik bir yönetim kurulumuz oluşacak. Dışarıdan çok katkı verecek, farklı niteliklerdeki çok vizyoner insanlar var. Ama biz politika kurullarımızla beraber bu işi İzmir’in her yerine yaymayı planlıyoruz. Orada da yaklaşımımız şöyle: Konunun uzmanı kişilerin sürece katıldığı, sivil toplum kuruluşlarının sürecin içinde olduğu, akademisyenlerin geleceği, meslek odalarının içinde olacağı, sendikaların, iş insanlarının, esnafın, gençlerin, kadınların içinde olacağı politika kurulları oluşturacağız. Bu politika kurullarında belli başlıklarla yürüteceğiz. Birazcık Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ndeki çalışma sistemine benziyor. Oradaki sistemde politika kurullarının baş kurulu oluyor ve orada o sistemi yönetecek bir komisyon olacak. O komisyonla da nitelikli insanların görev alacağı bir komisyon hâline getireceğiz. Biz bunu şu anda yönergelerini yazıyoruz. İşte kentleşme ve ulaşım üzerine bir politika kurulu oluşturulması. Burada işte trafik sorunluğu, toplu ulaşım, ikinci çevre yolu, İZBAN, toplu ulaşımın bakış açısının değiştirilmesi, bu kentle alakalı olan şeyleri akademisyenlerin çalıştığı, kıymetli bilim insanlarının çalıştığı bir alan olacak.”
“AZİZ KOCAOĞLU’NUN DENEYİMLERİNDEN FAYDALANMAK İSTİYORUZ”
Politika Kurulu’nun başına eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun geçeceğini de açıklayan Güç, şunları söyledi:
“Politika kurulları bu kente çok şey katacağına gerçekten inanıyoruz. Dolayısıyla politika kurulları bizim için İzmir için ve İzmir kentinin siyasal söylemi açısından Türkiye’de çok nitelikli bir altyapı oluşturacağımız bir sistem hâline getireceğiz. Aziz Kocaoğlu bu kentin bir değeri, yani vazgeçilmez değeri. Bu kente çok değer kattı. Çok farklı bakış açısı getirdi. İzmir’e çok vizyon kattı ve İzmir’in gerçekten şehircilik anlamında çok farklı yönden gitmesini sağladı. Dolayısıyla onun deneyimlerinden faydalanmamız gerekiyor. Telefonla görüşmem oldu. Telefonda kendisine kısaca anlattım. Kendisi de bundan duyacağını söyledi. Biz yönergelerimizi tamamladıktan sonra Aziz Başkanımızla bir araya geleceğiz. Bu konuyu konuşacağız. Bu kentin doğru bir şekilde yönetilmeye ihtiyacı var. Siyasi anlamda doğru yönlendirmeye ihtiyacı var. Bunu da yeni partinin, yeni vizyoner bakışıyla yapacağımıza gerçekten hepimiz inanıyoruz. Ve bunun için hepimiz mutluyuz ve mutluyuz.”
Kongre sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Güç, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in tüm üyelerin katılımıyla ilçe başkanları, il başkanları ve genel başkanın seçileceğini açıkladığını hatırlattı. İzmir İl Başkanlığı için aday olduğunu açıkça belirten Güç, demokratik süreç içerisinde başka adayların çıkmasının doğal olduğunu söyledi. Güç, “Bizim kazanamama gibi endişemiz yok ama demokratik süreçte mutlaka bir aday çıkabilir. Ona göre biz de hazırlıklarımızı yapıyoruz. Tabii ki adayım” ifadelerini kullandı.
“AK PARTİ’YE GEÇMESİ SİYASİ İNTİHAR OLUR”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın siyasi geleceğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Çağatay Güç, sözlerini şöyle tamamladı:
“Kendisi Cumhuriyetçi, Atatürkçü ve bakış açısı olarak sosyal demokrat bir bakış açısına sahip. Ben gönlü ve vicdanı AKP’den yana bir tavır alacağını kesinlikle düşünmüyorum. Çünkü bir kere yakışmaz yani. Cemil Başkan’a yakışmaz. Bazı gönül kırıklıkları olmuş olabilir. Ama süreç içerisinde ben bunu düzelteceğine inanıyorum. İllaki AKP iktidarının verdiği büyük bir siyasi baskı var. Bunun da farkındayız. Cemil Başkan’ı yalnız bırakmak istemiyoruz. Yalnız bırakmıyoruz da. Dolayısıyla Cemil Başkan’ın kentimize sunduğu bakış açısını biz siyasi anlamda anlatacak güce ve siyasi anlamda onu taşıyacak güce sahibiz. Ben Cemil Başkan’ın bu kırgınlıklarını, bu yeni partiye olan verdiği sözü tutacağına inanıyorum. Kırgınlıkların bir an önce giderileceğine inanıyorum. Cemil Başkan’ın çok yakın zamanda YENİ Parti’ye katılacağını düşünüyorum. Çünkü AK Parti’ye katılacak bir siyasal altyapı, Cemil Başkan’ın bakış açısı o taraftan çok uzak bir kişi. O tarafa geçmesi siyasi intihar demektir. Bu doğru bir yaklaşım olmayacağını kendisi de biliyor. Ben öyle bir yaklaşımda olacağını asla düşünmüyorum. Kendisini en kısa zamanda yeni partiye, bizlerin arasında görmekten mutluluk duyacağımızı buradan tekrar dile getiriyorum.”
Pendik Manşet, “İstanbul’un Doğusundan Net Manşet” anlayışıyla ilçeden yükselen en önemli gelişmeleri hızlı, net ve tarafsız şekilde sunan; gündemi manşet tadında takip edebileceğiniz güçlü bir haber platformudur.
Yorum Yap